Kiraz

Kiraz fitokimyasallar açısından zengindir. Bunlar: anthocyanins (mevye ve sebzelerin rengini veren pigmentler; ki bunlar hücreleri zararlı kanserojen maddelere karşı koruyan antioksidan özellikleri sebebiyle kansere karşı seçenek oluşturabilirler). Aynı şekilde bir flavonoid olan quercetinki içinde hem anti-kanser bir oluşum, hem de anti-imflamotoral ve intihistaminik (alerji ve enfeksiyon önleyici) özellikler taşıyan bir antioksidandır.
Faydaları
• Kiraz hem kolesterolü hem de kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir.
• Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağlayabilir. Bu nedenle romatizma ve gut hastalıkları, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılabilir.
• Kabızlığı önlemede etkilidir.
• Kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin taş ve kum yapmasını önleyebilir ve varsa zamanla dökülmesine yardımcı olabilir.
• Kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olabilir.
• Aşırı ilaç tüketimi ile karaciğerde oluşan yükün azaltılmasında yardımcı olabilir.
• Nikotinin vücuttan atılmasında yardımcı olur.
• İçerdiği meyve şekeri levüloz rahat sindirilebildiği için, şeker hastaları da kirazı yanında protein kaynağı besinlerle birlikte tüketebilir.
• A vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, göz problemlerinin önlenmesinde yardımcı olabilir.
• 20 kirazda 12 - 25 miligram arasında antosiyanin bulunmaktadır, bu da bir aspirinden on kat daha etkilidir.

Badem

Tatlı badem tohumlarında az miktarda protein, demir ve kalsiyumla birlikte yüksek oranda yağ bulunur. Acı badem ağız yoluyla alındığında göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici etkisi olmakla birlikte yüksek dozda alındığında zehirlenme etkisi yaratır. Türkiye'de kabukları soyulup taze olarak ya da kavrularak yenilmesinin yanı sıra, pasta, şekerleme ve tatlılarda yaygın olarak kullanılır. Türkiye'de içi bademli nikâh şekerleri yaptırmak ve şık ambalajlar içerisinde davetlilere dağıtmak da, özellikle büyük kentlerde yaygın bir gelenektir.

•Sinirleri güçlendirir.

•Göğüs hastalıklarını, Beden ve zihin yorgunluğunu giderir.

•Hamilelerin sütünü artırır ve bebeklerin gelişimine yardımcı olur.

•Böbrek, idrar yolları ve cinsel organlardaki iltihapları iyileştirir.

•Badem yağı ise hazımsızlığa iyi gelir.

•Yumuşatıcı, balgam söktürücü, sakinleştirici özellikleri olan badem de ev eczanemizin vazgeçilmezlerindendir.

•Burun Kuruluğunun Tedavisinde Badem Yağı Çocuklarınız veya siz bu rahatsızlıktan kurtulmak için günde iki /üç kere bir/iki damla badem yağını burunlarınıza damlatarak bu problemden kurtulabilirsiniz.

•Badem yağı ayrıca müsil olarak da kullanılır.

•Sık sık dudaklarının çatlamasından rahatsız olanlar da gün içinde bir iki damla badem yağı kullanmalıdırlar.

•  %5 su, %9 protein, %54 yağ, %20 karbonhidrat ve %3 oranında külden oluşur. Ayrıca Ca, P, Fe, Na, K, Mg elementleri ve Thiamin, Ribofdavin, Niosin ve A vitamini bulunur.

•  Kolestrolü düşürür. Kalp krizi riskini %50 azaltır.

•  Her gün 42 gr badem, fındık yediğimizde kalp hastalığı riski azalmaktadır

•  Kan şekeri düzeyini ayarlar; kansere yakalanma riskini azaltır

•  Cinsel güçsüzlüğe karşı etkilidir.

•  Bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir. Böbrek, mesane ve üreme yollarındaki iltihapları yok eder. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. 

Ceviz

Yaprakları ve kabuklarıyla hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Bitki bilimcilere göre bol miktarda A, B1, B2, C, E ve K vitaminleri ile Chinon Juglon adlı aktif madde içeren cevizin hem içi, hem ağacının kabukları hem de yaprakları pek çok sağlık sorununa iyi geliyor. Her sabah kahvaltıda bir miktar ceviz içi yenmesinin zekayı geliştirdiğini belirten uzmanlar, yeşil ceviz meyvelerinin kabukları kaynatılarak içildiğinde erkeklerde cinsel gücü artırdığını belirtti. Vücudu besleyip güçlendiren cevizin yararlarından bazıları şöyle sıralanıyor:

• Nasırlar üzerine konulan ceviz yağı zamanla bunların yok olmasını sağlar.

• Taze dalların kabukları ve meyvelerinin kabukları ile karıştırılıp kaynatılarak elde edilen sıvı mideyi kuvvetlendirir.

•  Ceviz yapraklarından yapılan çay iştah açar, mideyi kuvvetlendirir, boğaz hastalıklarına iyi gelir.

•  Bir miktar ceviz yaprağı banyo suyuna karıştırılırsa cilt hastalıklarına iyi gelir.

•  Ceviz yaprakları pişirilerek çıbanların üzerine sarılırsa iyileşmesini sağlar.

•  Ceviz yağı yüz lekelerinin üzerine sürülüp masaj yapılırsa lekeler yok olur.

Elma

Elmanın verdiği enerji 100 gramda 54 kaloridir. Bu enerji yağdan değil, meyve şekeri ve organizma tarafından ağır olarak sindirilen şekerden gelmektedir. Bu veriler ve genel anlamıyla elmanın besleyici özelliği, bu meyveyi özellikle spor yapanlar için vazgeçilmez yapar. Gerçekten de fiziksel aktiviteler çerçevesinde elmanın içeriğindekiler spor öncesinde, sırasında ve sonrasında organizma üzerinde pozitif etkiler yaratır:


• Spor öncesinde tüketildiğinde; enerji verir.

• Spor sırasında tüketildiğinde; organizmaya çeşitli mineral ve vitaminler yükler.

• Spor sonrasında tüketildiğinde; %85 oranındaki su içeriğiyle organizmanın ihtiyacı olan suyu tamamlayarak toksinlerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır.

 Önlemede faydalı olduğu hastalıklar

Bağırsak kanseri Düzenli tüketilmesi durumda içerdiği posadan dolayı bağırsakları çalıştırıyor. Posalı yiyecekleri çok tüketen Akdeniz ülkelerinde kalın bağırsak kanseri, bunları az tüketen Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerinden çok daha az görülüyor. Meyve, sebze, salata, baklagiller ve doğal tahıl ürünlerini az tüketen zengin Kuzey Amerika’da kalın bağırsak kanseri oranı yüksektir.

Kabızlık, kalın bağırsak kanserinin en önemli sebeplerinden biri. İçerdiği antioksidanların kanseri önlediğine inanılıyor.  Sigaranın tüm kanser çeşitlerine sebep olduğu bilimsel bir gerçek. Bunlardan bir tanesi de mesane kanseri. Elmanın içindeki antioksidanlar sigara içenlerde mesane kanseri riskini azaltıyor. Kolesterol düşürücü Elma, posa ve antioksidan maddeleri içeren çok değerli bir meyve. Her posalı yiyecek gibi kolesterolü iki yoldan doğal bir şekilde düşürüyor.

•  Dışarıdan aldığımız yağlı hayvansal gıdaların içerdiği kolesterolün bir kısmını içine hapsederek bağırsakta emilimini engelliyor ve dışkı ile vücut dışına atılmasını sağlıyor.

•  Sindirim için karaciğerden oniki parmak bağırsağına akıtılan safra asitlerinin bir kısmını emerek dışkı ile vücut dışına atılımını sağlıyor. Artan safra asitleri ihtiyacı, kanda bulunan kolesterolün safra asitlerine karaciğer tarafından çevrilmesi ile karşılanıyor. Bu durumda kandaki kolesterol miktarı az oranda da olsa düşmüş oluyor.

Kalp-damar hastalıkları Kandaki ve dışardan alınan kolesterolü düşürme etkisi kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde yardımcı rol oynuyor. Kandaki kolesterol, serbest radikaller (değişime uğramış oksijen molekülleri) tarafından okside olmadıkça damar çeperine yapışıp damar sertliği yapmaz. Elmanın içindeki antioksidan maddeler, özellikle de Quercetin, kandaki kolesterolün okside olup damar çeperine yapışmasına engel oluyor. Böylece yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve felci önlüyor.

Şeker hastalığı Şeker ve şekere dönüşen beyaz ekmek, beyaz makarna, beyaz undan yapılan tüm besin maddeleri, ayrıca patates ve mısır kan şekerini çok hızlı yükselttiğinden dolayı şeker hastalığının baş düşmanlarıdır. Buna karşılık posalı yiyecekler, kan şekerinin ani yükselmesini önlüyorlar.

Elmanın içindeki pektin maddesi şekeri içine hapsederek bağırsakta hızlı emilimi dolayısıyla kan şekerinin hızlı bir şekilde yükselmesini önlüyor. Doktorunun tavsiyesi dahilinde elma, şeker hastalarının tüketebileceği en faydalı meyvelerden biri. 

Armut

Sulu, yumuşak tatlı ve küçük çekirdeklidir. Rengi sarı ile yeşil arasında değişir.

•  Böbreklerinizin düzenli çalışmasını sağlar.

•  İdrarı bollaştırır.

•  Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder.

•  Yüksek tansiyonu düşürür.

•  Kanı temizler. Salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlar.

•  Kansızlığı giderir.

•  Kabızlığı önler.

•  Sinirleri yatıştırır. Zihni yorgunluğu ortadan kaldırır.

•  Susuzluğu keser.

•  Hamilelerin kusmalarını azaltır.

•  Hazımsızlığı giderir.

•  Romatizmada faydalıdır.

•  Midesi hassas olanlara armut kompostosu içmeleri, özellikle tavsiye edilmektedir.

 Kayısı

İhtiva ettiği organik ve inorganik maddeler vasıtasıyla insan sağlığına olumlu etkilere sahiptir. Kayısı yüksek miktarda şeker, nişasta, protein, pektin, pektoz selüloz, organik maddeler, vitaminler, asitler, organik ve inorganik maddeler içermektedir. Kayısı minerallerden potasyum ve vitaminlerden ß karoten yönünden çok zengindir. Vitamin A, vücudu ve organları saran epitel doku ve gözün sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı ve endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. 200-250 gram kayısı diyeti yeteri kadar yağ içeriyorsa günlük A vitamini tüketiminin 1/3’ünü karşılar.

Ayrıca kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin oluşu bazı özel diyetlerin düzenlenmesinde yardımcı olabilir. Sodyum ve potasyum, vücut sıvılarının ozmatik basıncı ve asit baz dengesi için gereklidir. Vücutta sodyum birikimi ödemlere yol açar. Potasyum yetersizliğinde ise glikojen yetersizliği görülür. Kayısı Sodyumun kısıtlanmış diyetlerde, mesela konjestif kalp yetmezliğinde, böbrek hastalıklarında, asit toplanması gereken hepatit sirozda ve uzun süre kartikosteroit tedavisi gören kişilerde kolaylıkla kullanılabilir.

• Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stres azaltır.

• Karaciğerin tahrip olan kısımlarının tamirini sağlar.

• Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında, önemli rol oynar.

• Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında çok önemli etkisi vardır.

• Kan yapımını arttırarak, kansızlığa engel olur.

• Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserlerinin meydana gelmesine engel olur ve bu arada meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde de önemli rol oynar.

• Böbreklerde taş teşekkülünü azaltır.

• Üreme sistemi üzerinde olumlu rolü bulunup, cinsel gücü arttırır.

• Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.

• Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli olarak çalışmasını sağlar.

• Kayısının potasyumca zengin sodyumca fakir ve A vitamininin öz maddesi Karotence zengin olması insan beslenmesinde çok önemli boyutlar kazandırmaktadır.

Erik

Klorojenik asit ve neoklorojenik asit adında iki fenolü içeren erik bu özelliğiyle sağlığımız açısından önem taşımaktadır.

• Mor ve kırmızı eriğin kabuğu kalp ve kansere yönelik koruma sağlayıcı özelliktedir.

• Karaciğer, böbrek ve sindirim sorunlarına karşı yararlı olduğu belirtiliyor.

• Romatizma, mafsal kireçlenmesi için yararlıdır.

• Bağırsakları yumuşatıcıdır.

• Kansızlığa karşı kullanılabilir.

• Ateş düşürücü

• Regl düzenleyici etkisi eriğin faydaları arasındadır.

• B vitamini,  magnezyum, potasyum bakımından zengindir.

• Erik taze meyve ve kurutularak olarak yenmesinin yanı sıra gibi komposto, reçel, pekmez, marmelat şeklinde de yenilmektedir.

• Canlı yeşil görünümlü, sert, sulu ve lekesiz erikler tercih edilmelidir.

• Besin değeri bakımından kurutulmuş erik taze eriğe göre daha yüksek besin değerindedir.

 
 
 
ÜCRETSİZ FİZİBİLİTE
Türkiye'nin neresinde olursanız olun Meyvecilik konusunda danışmanları-mızdan sağlıklı sonuçlar alabilmeniz için lütfen tıklaynız..>>
 






























































































































































 

 
Pazarlama İletişimi:Asia Minör